Op. Dr. Emre Canverenler

Erken Doğum

Gebelik takibinde gebeliğin miad dediğimiz son izlem süresi  40 haftadır. 37. haftadan ibaren doğum için her an hazırlıklı olmak gerekir. Ancak bazı gebeliklerde doğum 37. haftadan önce gerçekleşebilir. Böyle durumlara erken doğum adı verilmektedir. Beklenilen zamandan önce dünyaya gelen bebeklere ise prematüre bebek denilmektedir. Her 100 anne adayından 8’i erken doğum yapmaktadır. Ne yazık ki erken doğuma neyin sebep olduğu halen net olarak bilinmemekle beraber bazı tetikleyici unsurlar vardır.

Erken Doğumun Nedenleri

  • Önemli ve sık görülen nedenler başta idrar yolu enfeksiyonu olmak üzere vücut enfeksiyonlarıdır. Her enfeksiyon mutlaka erken doğumla sonuçlanmaz ancak erken doğumu tetikleyici bir unsurdur.
  • Bunun yanı sıra anne adayının rahminin normalden daha fazla gerilmesi (bu duruma suyunun fazla olması ya da çoğul gebelik gibi durumlar neden olabilir) erken doğum ile sonuçlanabilir.
  • Plasenta previa veya ablasyo plasenta olarak adlandırılan, bebeğin rahim ağzına yerleşmiş olması ve plasentanın rahimden erken ayrılması durumu da genellikle erken doğuma neden olmaktadır.
  • Gebelikte geçirilen ameliyatlar, kazalar, travmalar ve karın bölgesine alınan darbeler de yine bebeğin dünyaya erken gelmesine yol açabilmektedir.

Yukarıda sayılan spesifik sebeplerin yanı sıra, anne adayına bağlı bazı nedenler de erken doğuma zemin oluşturabilmektedir. Anne adayının 18 yaşından küçük ya da 40 yaşından fazla olması, daha önce erken doğum yapmış olması, aşırı zayıf ve bağışıklığının düşük olması, anemi ve aşırı stres erken doğuma neden olabilmektedir.

Erken Doğum Belirtileri

Genellikle erken doğum beklenilmediği zamanlarda anne adayı erken doğum yapmakta olduğunun farkında olmayabilir. Bu nedenle anne adayı tarafından erken doğum belirtileri iyice bilinmeli ve bu ihtimal hep akılda tutulmalıdır.

Doğumun en büyük habercisi dinlenmekle geçmeyen ritmik, düzenli, sıklığı ve şiddeti artan rahim kasılmaları ve buna eşlik eden belden başlayıp kasıklara vuran ağrıdır. Bu kasılmalar hamileliğin son zamanlarına doğru artış göstermekte ve çoğu zaman yanlış alarm niteliğinde olabilmektedir.

Bazı anne adayları ise kasılmalar esnasında diğerleri kadar şiddetli ağrı çekmemektedir. Kasık bölgesinde bir dolgunluk hissinin ve ritmik düzenli ağrıların artması ile anne adayı doğumun başlamış olduğunu anlayabilir.

Öte yandan yalancı doğum sancıları da gerçekleşebilmektedir. Bu ağrılar dinlenmekle azalan vasıfta düzensiz ağrılardır. Gerçek doğum sancıları, yukarıda da belirttiğimiz gibi dinlenmekle geçmeyen ritmik düzenli sıklığı ve şiddeti giderek artan, 10 dakikada birden daha sık olan ağrılardır. Anne adayı sancılarının gerçek doğum sancısı olup olmadığını dinlenerek test edebilir. İyi bir dinlenme ile ağrılar kayboluyor ya da seyrekleşiyor ise doğum ağrısı gerçek doğum sancısı değildir.