Op. Dr. Emre Canverenler

Gebelik ve Tansiyon

Hamilelik komplike bir süreçtir. Bu süreç boyunca ortaya çıkabilecek her durumun doktorun bilgisi ve kontrolü dahilinde olması, anne ve bebeğin sağlığı açısından en önemli unsurların başında gelir.

Hamilelik sürecinde tansiyon dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Tansiyon, bize doğrudan kan basıncı hakkında bilgi verir.

Hamilelikte kontrol altına alınmayan düşük ya da yüksek tansiyon, farklı sağlık problemlerine yol açabilir. Bu nedenle anne adaylarının tansiyonlarını dengede tutmak için düzenli olarak ölçüm yaptırmaları gerekir.

Gebelikte Düşük Tansiyon

Progesteron adı verilen hamilelik hormonu, damarların duvarlarında yer alan kasların gevşemesine neden olur. Bundan dolayı hamileliğin başlangıcında düşük tansiyon sorunu yaşanabilir. Tansiyonun düşmesi, tansiyonun yükselmesine göre çok daha az risk doğurur. Tansiyon düştüğü zaman göz kararması, halsizlik, baygınlık, baş dönmesi gibi hafif ve geçici sağlık sorunları yaşanabilir.

Hamilelik sürecinde düşük tansiyondan kaynaklanacak en büyük risk aniden bayılıp düşmedir. Bu nedenle anne adayları kendilerini halsiz hissettiklerinde, baygınlık hissi çöktüğünde, hemen sırtlarını yaslayabilecekleri yakınlarındaki bir yere sakince oturmalıdırlar. Eğer mümkünse sol yana doğru yatabilirler. Bu, kalbe giden kan akımını arttırarak tansiyonun yeniden normale dönmesine yardımcı olacaktır.

İlk üç ay anne adayları, düşük tansiyondan kaynaklanabilecek risklere karşı kendilerini korumalıdır. Yukarıda da bahsedildiği üzere ilk aylarda tansiyon düşüklüğü oldukça normaldir. Ancak anneye ve bebeğe zarar gelmemesi adına temkinli davranılmalıdır. Bu nedenle anne adayları dar kıyafetlerden kaçınıp bol giyinmeye özen göstermeli, uzun süre ayakta durmamalı ve ani hareketlerde bulunmamalıdır.

Gebelikte Yüksek Tansiyon

Normal koşullarda ciddi bir sağlık problemi olan yüksek tansiyon, hamilelikte de büyük risklere neden olmaktadır. Eğer anne adayının sık sık tansiyonu yükseliyorsa, acilen doktorunu haberdar etmelidir. Çünkü bu durum istenmeyen sonuçların habercisi olabilir.

Hamileliğin 20. haftasından itibaren tansiyon 14/9’un üzerinde seyretmesi, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) adı verilen sağlık sorununa işaret ediyor olabilir.

Preeklampsi durumunda, gebelikte tansiyon yüksekliğine idrarda protein kaçağı ve ödem eşlik etmektedir. Bebeğin beslendiği damar yatağı olan plasenta damarlarının normalde genişlemesi gerekirken dar kalması söz konusudur. Bu durumun tetiklediği sistemik etkilerden kaynaklanan bu rahatsızlık, annenin ve bebeğin sağlığını büyük ölçüde olumsuz etkileyerek anne ve bebek hayatını riske sokabilmektedir.

Preeklampsi belirtilerine ek olarak bilinç kapanması ve  nöbetler yaşanıyorsa bu kez durum çok daha ciddileşmiş ve eklampsiye dönüşmüştür. Gebelikteki en ciddi durumlardan biri olan gebelik zehirlenmesi tablosunda anne adayında böbrek, beyin, göz ve karaciğer gibi ortamlarda hasarlanmalar olusabilir. Kan basıncı yani damar direnci yüksek olduğu zaman bebek te ihtiyaç duyduğu besin ve kanlanmayı alamaz. Bunun sonucunda da bebeğin gelişimi zayıflar kilosu geri kalabilir.

Bebek açısından en önemli sorun şiddetli preeklampsi tablosunda anne hayatını korumak için bebeğin erken doğurtulmak durumunda kalınabilmesi ve buna bağlı prematüre doğum kaynaklı oluşabilecek diğer risklerdir. Böylesine önemli sonuçları olabilen gebelikte tansiyon yüksekliği ve preeklampsi durumlarında hastalığın risk grubunda olan gebeleri iyi belirlemek ve bazı önlemleri almak hayat kurtarıcı olabilir.